18 Mayıs 2017 Perşembe

Emily Brontë - Uğultulu Tepeler

"Hem onu yakışıklı filan diye sevmiyorum, Nelly; benden daha çok bana benziyor da, onun için seviyorum. Ruhlarımız her neyden yoğrulmuşsa, ikimizinki de aynı." (s. 100)

"Edgar'la ikiniz yüreğimi paramparça ettiniz, Heathcliff! Sonra da, asıl acınacak sizlermişsiniz gibi sızlanıp ağlıyorsunuz!" (s. 193)

"Senin kalbini ben kırmadım, onu sen kendin kırdın; kendininkini kırarken benimkini de kırdın." (s. 197)

"Ben kendi katilimi seviyorum; ama seninkini, onu nasıl sevebilirim!" (s. 197)

"Catherine Earnshaw, ben yaşadıkça rahat yüzü görme! 'Beni sen öldürdün,' dedin, öyleyse peşimi bırakma! Öldürülenler, öldürenlerin peşini bırakmazlar. Yeryüzünde dolaşan hayaletler olduğunu sanıyorum, biliyorum bunu. Yanımdan hiç ayrılma! Hangi biçime girersen gir, beni çıldırt! Yalnız, içinde seni bulamadığım bu uçurumun dibinde beni bırakma! Of Tanrım! Anlatılmaz bu! Canım olmadan nasıl yaşarım! Ruhum olmadan nasıl yaşarım!" (s. 204)

Edgar onu kendi çocuğu olduğu için değil de, daha çok Catherine'den geldiği için seviyordu. (s. 224)

"Miss Linton, babanızın üzüleceğini düşünmek ve bilmek pek hoşuma gider. Sevinçten gözüme uyku girmeyecek. (s. 329)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder