30 Ocak 2017 Pazartesi

William Shakespeare - Julius Caesar

Birer uşak gibi yaşıyorsak, sevgili Brutus,
Kabahat yıldızlarımızda değil, kendimizde. (s. 12)

Aşağıda olanların yükseklerdedir gözü;
Merdiven çıkanın yukarıya çevriktir yüzü;
Ama son basamağa ulaştı mı bir kez
Merdivene çevirir sırtını, bulutlara bakar,
Hor görüp birer birer basıp çıktığı basamakları. (s. 28)

Sen de mi Brutus? Öyleyse yıkıl Caesar! (s. 55)

Cassius - Gelecek nice çağlarda,
Daha doğmamış devletler, bilinmedik dillerde
Oynanacak yaşadığımız bu yüce oyun!

Brutus- Kaç kez akacak dünya sahnelerinde kanı,
Şimdi Pompeius heykelinin ayakucunda,
Bir toz yığınından farksız yatan Caesar'ın! (s. 57)

Daha dün Caesar'ın bir sözü
Dünyadan daha ağır basardı.
Şimdiyse serilmiş yatıyor şurada,
Bir dilenci bile eğilmez olmuş önünde. (s. 69)

Evet, ya; bir sürü düşmanın ortasında,
Köpeklerin sardığı bir av gibi duruyoruz.
Korkarım yüzümüze gülenlerin yüreklerinde
Sürüyle kötülük yatıyor bize karşı. (s. 81)

Caissus bunun için yaşadı demek;
Brutus vursun diye yüreğine
Cassius'un yüreği ağladığı zaman. (s. 89)

Şimdi essin yeller, kudursun dalgalar, yüzsün gemi!
Fırtına koptu artık, rüzgâra bağlı her şey! (s. 104)

Ah Julius Caesar, hâlâ ayaktasın sen;
Ruhun dolaşıyor aramızda; kılıçlarımızı
Kendi ciğerimizi saplatıyor bize! (s. 112)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder