27 Ocak 2017 Cuma

William Shakespeare - Antonius ve Kleopatra

İşlenmeyen düşünce tarlasını yaban otları sarar;
Kötülüklerimizi yüzümüze vurmaksa
Düşünce tarlamızı sürmek gibidir. (s. 12)

Hor görüp başından attığını
Yok olunca yeniden bulmak istiyor insan.
Bugün en çok sevdiğimiz şey dönüp dolaşıp
En az sevdiğimiz şey oluveriyor yarın. (s. 13)

En saf sevgiden daha saftır onun tutkuları:
Ah çekmek, gözyaşı dökmek denmez
Onun göğsünden çıkan fırtınalara,
Gözlerinden boşalan sağanaklara:
Takvimdekilerden beterdir
Onun yüreğindeki kasırgalar, boralar. (s. 14)

Doğrusu böylesi acıya dökülecek gözyaşı
Soğandan yanan gözlerin yaşına benzer. (s. 15)

Hep korku içinde yaşattığımız insan
Nefret eder sonunda bizden. (s. 17)

Sonsuzluk dudaklarımızda, gözlerimizde,
Mutluluk kaşımız kirpiğimizdeydi, o zaman. (s. 18)

Dün sevilmeyenler güçlendikçe
Sevilir olmaya başlamışlar bugün. (s. 19)

Varlığında sevilmeyi hak edip de hor görülen
Yokluğunda başlar sevilmeye.
Halk yığınları sulara kapılmış otlar gibi.
Akıntının keyfine uyup gider, bir gelirler,
Ve dağılırlar devinim içinde. (s. 23-24)

O en çok doyurduğu zaman acıktırır insanı. (s. 45)

Dünya bilsin ki, biz en büyükler
Başkalarının yaptıklarıyla kötüleniriz.
Düştüğümüz zaman da bizim sırtımıza yüklenir
Başkalarının sorumlulukları. (s. 155)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder