27 Ocak 2017 Cuma

Truman Capote - Tiffany'de Kahvaltı

Fakat kimi zaman öyle şarkılar çalardı ki, bunları nerede öğrendiğini düşünür, nereli olduğunu merak ederdim. Çam kokularını ve çayırları hatırlatan sert, yumuşak, serseri şarkılar. (s. 21)

Kendimi suçlu saymalıyım, çünkü ben bununla ilgili bir damla bile hayal kurmazken, onun hayal içinde yaşamasına göz yumdum. (s. 46)

Holly, "sakın bir yabaniyi sevmeyin Bay Bell," diye ona öğüt verdi. "Dok'un yaptığı yanlışlık buydu. Eve durmadan yabani şeyler taşıyordu. Kanadı incinmiş bir şahin. Bir kez, ayağı kırılmış kocaman bir vaşak getirdi. Kalbini bir yabaniye vermemelisin: Onları ne kadar çok seversen, onlar o kadar kuvvetlenirler. En sonunda ormana kaçacak kuvveti kazanırlar. Ya da bir ağacın en tepedeki dalına uçarlar. Sonra daha yüksek bir ağaca. Sonun bu olur Bay Bell. Eğer kendini yabanıl bir şeye kaptırırsan, sonunda gökyüzüne bakakalırsın." (s. 85)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder